Büyüklerle nasıl konuşulur ?

Sude

New member
Büyüklerle Nasıl Konuşulur? Mizahi Bir Rehber

Herkesin bir "büyük" ile başı dertte olmuştur. Şu anda büyüklerinize nasıl yaklaşmanız gerektiğiyle ilgili kafa karışıklığı yaşamadığınızı söyleyemem. Hangi taktikle konuşulmalı? Hangi cümleler söylenmeli? İleriye dönük, kaç yaşımıza gelmiş olsak da, büyüklerle iletişim kurma konusundaki deneyimlerimiz hep eğlenceli birer anı olarak kalacak. Hepimiz, yavaşça büyüdüğümüz ve daha da büyük olacağımız o anları bir şekilde atlatıyoruz. Ama bir soru var:

Büyüklerle nasıl konuşulur?

Şimdi, başlıyoruz. Bu yazı biraz mizahi olacak, biraz da samimi. Ama unutmayın, bir konuya eğlenceli bir açıdan yaklaşmak her zaman işin sırrıdır!

Erkekler ve Çözüm Odaklı Konuşmalar: "Tamam, Hallolur!"

Erkekler genellikle çözüm odaklıdır. İşin garibi, büyüklerle olan konuşmalarında bile bu stratejiyi bir şekilde uygulamaktan geri durmazlar. En klasik örneğini şu cümlede bulabilirsiniz: “Tamam, hallolur!” Eğer bir erkek, büyüklerinden biriyle ciddi bir konuda konuşuyorsa ve o kişi “Bir çözüm bulmalısın!” diyorsa, hemen çözüm önerisi sunmaya başlar.

Büyükler: "Bunu nasıl halledeceğiz?"

Erkek: “Yapılır! Şu, şu, şu adımları takip etmemiz lazım, ama biraz daha uğraşırsak zaten o iş olur.”

Büyükler: “Ama ben rahatlamadım, sen bana şunu anlatsana…”

Erkek: “Vallahi o da halledilir, sıkıntı yok!”

Büyükler: "Ama ben bu durumu ne kadar anlamaya çalışsam da…"

Erkek: "Gerçekten yapabiliriz! Bizim için kolay olur!"

Ve bakın, iletişimdeki bu formül "çözüm odaklılık" diye adlandırılabilir. Ama bazen, gerçekten çözüm önerisi almak istemeyen büyükler de olabiliyor. Bu durumda, aslında erkekler sadece “hallolur” demekle yetinirler. Zira erkeklerin çözüm önerileri, çoğu zaman “yapılır” demekten ibarettir.

Ama bazen, erkekler bu çözüm odaklılıklarını bir adım ileriye taşıyıp, büyüklerinin problemleri üzerine yığılıp bir nevi kahraman olurlar. Mesela, bir sorunu “yerinde çözme” stratejisiyle, bir usta gibi görünürler. Ne yaparlar? Anlatmak istediklerini anlatırken çözüme kavuşturmakla meşguldürler. Erkeklerin "büyük"lere karşı bu strateji, aslında saygıdan da kaynaklanır.

Kadınlar ve Empatik Yaklaşımlar: "Aaa, Ne Kadar Üzücü!"

Kadınların büyüklerle konuşma biçimi ise tamamen empatik bir temele dayanır. Kadınlar, ilişki kurma odaklıdır. Büyükleriyle konuşurken bir tür "duygusal bağ kurma" taktiğini hemen devreye sokarlar. Mesela şöyle bir diyalog olabilir:

Büyükler: “Hava soğuk oldu, ne yapacağım ben?”

Kadın: “Aaa, ne kadar üzücü! Biliyorsunuz, biz de geçen kış… Hayır, önce şunu yapalım, sonra sizi sarıp sarmalayalım!”

Evet, işte kadınlar için asıl mesele büyüklerinin duygusal ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir. Taktikleri çoğu zaman şudur: Önce duygusal bir zemin yaratmak, sonra çözüm önerisi eklemek.

Kadınlar, bazen büyüklerini “çok doğru bir şekilde” analiz ederler. Hemen bakın, size bir örnek:

Kadın: “Büyüklerim benden ilgisini çekiyor, çünkü ben onlarla bu kadar ilginç konuşuyorum, biliyor musunuz?”

Ve ardından mükemmel bir empati kurma yeteneğiyle, sizin de sorununuzu anlarlar. Ancak, kadınlar bir yandan da duygusal olarak rahatlatırken, bir taraftan da öneri sunma yoluna giderler. Bu yüzden büyüklerle olan konuşmalar daha çok “duygu” üzerinden devam eder.

Ama… tabii ki de… bazen kadınlar da erkeklere benzer şekilde, pratikte “olmaz” durumlarını çözme arayışına girebilirler. Yani kadınlar, büyüklerinin sorunlarını en iyi şekilde dinleyip, sonrasında da aslında bir çözüm önerisi sunmaya başlarlar. “Bunu da çözeyim, ne var ki?” diyen kadınlar, bazen çok fazla müdahale edebilirler, ama yine de hem çözüm odaklı hem de ilişki odaklı yaklaşmayı başarmışlardır!

Herkesin Ortak Korkusu: “Acaba Ne Zaman Durmalıyım?”

Bir de hepimizin ortak bir korkusu vardır. Bu, tüm erkeklerin ve kadınların karşılaştığı bir durumdur: Büyüklerle konuşurken ne zaman durulacağına karar vermek. Hangi anın fazla olduğunu hissedersiniz? Erkekler, genellikle bu soruya hızlıca cevap verebilir: “Tamam, bitti.” Ama kadınlar? Kadınlar, bazen konunun derinliklerine inmeden önce, büyüklerinin duygusal durumlarını çok iyi analiz ederler ve o anın geldiğini hissedebilirler.

Büyüklerin “yakın” oldukları ve her anlarından haberdar oldukları durumlar, bir noktada samimiyetin sınırlarını zorlayabilir. Ama şunu da unutmamalıyız ki, bazen gerçekten kimseyi kırmamak adına susmak, önemli bir strateji olabilir. Ne olursa olsun, büyüklerle konuşmanın gizemi burada gizlidir: İletişimi nasıl yöneteceğiniz.

Sonuç: Kimseyi Kırmadan, Mizahi Bir İletişim Kurmak!

Sonuç olarak, büyüklerle konuşurken en önemli şey “büyüklerin hisleri”ni anlamak ve “iletişimi nasıl yönettiğimiz”dir. Erkeklerin çözüm odaklılıkları ile kadınların ilişki kurma yetenekleri, her zaman mükemmel bir denge oluşturur. Ama eğlenceli olmak ve gülümsemek de unutulmamalıdır! Çünkü bazen, mizah ile büyüklerinize bir adım daha yaklaşmanız gerekir. Kendinizi bu konuda nasıl geliştirirsiniz? Hangi stratejiler daha çok işinize yarıyor?

Sizlerin yorumlarını merak ediyorum! Gerçekten büyüklerle konuşma deneyimlerinizde ne gibi yaratıcı çözümler buldunuz? Yorumlarınızı bekliyorum!
 
Üst